MEMLEKET GAZETESİ YAZARI ZEKİ OĞUZ'DAN BOZKIR İZLENİMİ VE DEĞERLENDİRMESİ
Haber Arşiv'e geri git


MEMLEKET GAZETESİ YAZARI ZEKİ OĞUZ'DAN BOZKIR İZLENİMİ VE DEĞERLENDİRMESİ
Memleket Gazetesi yazarların Zeki Oğuz, geçtiğimiz hafta Bozkır'a yaptığı gezi ve incelemeleri sonrasında, gezi izlenimlerini ve değerlendirmelerini, gazetedeki köşesinde okuyucuları ile paylaştı. Gazeteci Oğuz, Bozkır kamuoyunda çok tartışılan Çağlayan Göletiyle ilgili tesbit ve düşünceleri Bozkır kamuoyunda dikkate değer bulundu. İşte Zeki Oğuz'un çarpıcı teşhis - tesbit ve izlenimleri....


SARIOT YAYLASINDAN ÇAĞLAYAN GÖLETİNE
Geçtiğimiz pazar eski garajdan bir dolmuşa binip Bozkır’a gittim. Baharın son günlerini yaşıyoruz ama havalar öyle bir değişkenki günün tadını çıkaramıyoruz. Hafif bir rüzgâr vardı şehirden ayrılırken, Çat ( Çağlayan ) Belediye Başkanı Ziya Kara ile Toroslara çıktığımızda müthiş bir dağala dönüştü. Gezmenin, yeni yerler keşfetmenin keyfide epeyce kaçtı böylece. Yine de epeyce yer gezdik başkanla. Bugünlerde oldukça hareketli Bozkır insanı. İlçenin tanıtımı için yoğun bir faaliyet içindeler. Bozkırlılar Derneği Bozkırlı yazar Filiz Kılıncel’in konusu Bozkır’da geçen “Bozkır’da Ayışığı” adlı romanının filme alınmasını sağladı.


13 Haziran’da galası yapılacak. Bu arada dernek yöneticileri yeni yapılan Çağlayan göletinin 10-12 metre daha yükseltilerek sulanacak arazilerin çoğalması için yoğun bir çaba içindeler. Çat ( Çağlayan ) Belediye Başkanı Ziya Kara ile ilk durağımız Aygır Pınarıydı. Çarşamba çayını besleyen kaynaklardan biri olan Aygır pınarı bulanık akıyordu. Ormanlık bir vadinin içinde olan pınarın çevresi piknikçilerle doluydu. Pınarın başında kısa bir moladan sonra Aygır gediğine doğru yola düştük. Yol boyu başkanla sohbetimiz bir dokun bin ah işit türündendi. Aslında çoğu bildiğim, duyduğum sorunlardı bunlar. Nüfus sayım sisteminin değişmesi en çok küçük beldeleri vurmuştu. Bu yüzden gelirleri çok azalmıştı. Çoğu personel giderlerini bile ödeyemez duruma gelmişlerdi. Yeterli arazi olmadığı, geçim sıkıntısı had safhaya ulaştığı için genç nüfus kaçıyordu bu beldelerden. İş yapabilecek gücü olanları büyük kısmı mevsimlik olarak çalışmak üzere büyük kentlere gidiyorlardı. Gurbetçilik hala sürüyordu sözün kısası. Ağlamayan çocuğa meme vermezler, diye sevmediğim bir deyim vardır dilimizde. Bozkır insanı ağlamıyor, başını dik tutuyor ama içine akıtıyor acısını. Bu dağ köylerinin temel geçim kaynaklarından biri meyvacılık, geçtiğim güz aylarında bizzat tanık oldum. Elma bahçelerinde ağaçların dibinde yatıyordu elmalar. 20-25 kiloluk elma kasalarını 4- 5 liraya bile satamıyorlardı. Aygır gediğine çıktığımızda iyice azmıştı dağal. Gediğin batısında doğal bir göl Sarıot gölü. Ancak kış ve bahar aylarında su oluyormuş. Suyun büyük bölümü ise düdenlerden kaybolup gidiyormuş. Çağlayan göletinin su kaynaklarından birinin de bu göl olması düşünülüyor. Sarıot yaylasında yaylacılarla sohbet ediyoruz. Eskisi gibi davarcılık olmasa bile yaylaya çıkmak gelenek haline gelmiş.


Tek göz tollar yerine mükemmel evler yapmışlar yaylaya. Yaylayı Çat’ın bir mahallesi konumuna getirmek istemişler ama bürokratik engeller çıkarılıyormuş karşılarına. Mahalle olamayınca da jandarma zabıt tutuyormuş ve cezalı duruma düşüyorlarmış. Geçmişte malcılık önemli bir geçim kaynağıymış bölgede. Binlerce koyun keçi yayılırmış yaylada.O yılları özlemle anıyor yaylacılar.Sürü gündönümünde tek sağıma bindikten sonra çobanın başına kova kova su dökerlermiş, güzel şenlik olurmuş, sonra o çobana bol bol armağan verirlermiş sürü sahipleri. 2008 yılında büyük bir felaket yaşanmıştı bu bölgede. Afet yardımı için başvurmuşlar, Afet İşleri Genel Müdürlüğü validen onay istemiş ama Vali Aydın Nezih Doğan afet benim dönemimde olmadı, diye onay vermemiş. Yaylacılar yemek ve çay ikram etmeden bırakmadılar. Son durağımız Çağlayan göletiydi. Gölette henüz su tutulmaya başlanmamış. Şu anki durumuyla göletten Çat ve Akçapınar yararlanabiliyor ve ancak 7100 dekar arazi sulanabilecek. Yöreye gönül veren insanlar göletin yükseltilerek sulanabilir arazinin çoğaltılması için mücadele ediyorlar. Onların tesbitlerine göre gölet 10-12 metre yükseltildiğinde Bozkır ilçe merkezi, Çağlayan, Akçapınar, Karacaardıç, Sazlı, Sobran, Bozdam, Fart Pınarcık, Bahatlar ve Meyre köylerinin arazileri de sulanabilecek ve sulanır arazi miktarı 40-50 bin dekara çıkacak. Göletin su kaynaklarından biri Sarıot gölü olması düşünülüyor. Ancak suyun bol olduğu kış aylarında bu doğal gölden gölete su almayı planlıyorlar ama Dere halkı buna itiraz ediyor. Sarıot gölünün sulak alan statüsünde olduğunu, yüzey suyu çekildiği takdirde bundan taban suyunun da etkileneceğini ve gölün doğal güzelliğini yitireceğini öne sürüyorlar. Umarım uygun bir çözüm bulunur. Çünkü mayısın ortasında gitmemize rağmen gölde hiç su yoktu. Yaylada yaylacılarla sohbet ederken Milletvekili Atila Kart’a sitemleri vardı ve iletmemi istediler. Seçim döneminde Çat’a giden ve artık buralara sık sık geleceğim, diyen A.Kart o günden bu yana değil gitmek selam bile göndermemiş. Umarım mesaj yerine ulaşır. Bölgede Çarşamba çayı, Göksu ırmağı gibi önemli su kaynakları var ama yörenin dağ köyleri büyük oranda su sıkıntısı çekiyorlar. Bu yüzden su ile ilgili çıkan sorunlarda yöneticilerin daha dikkatli davranmaları gerekiyor. Zeki Oğuz / Memleket Gazetesi - Konya



Tarih : 25 Mayıs 2010 Salı
Kaynak : Memleket Gazetesi - Haber Merkezi
Yorumları Oku ( 0 ) Yorum Yap
Bu haber toplam 81 kez okunmuştur.