
Uzun süredir Bozkır kamuoyunun gündemini işgal eden Çağlayan Göleti polemiğine son nokta konuldu. Araştırmacı - Gazeteci Oğuz Akçakoca konuyla ilgili kaleme aldığı makalesinde Çağlayan Göletiyle ilgili çok çarpıcı tesbitlerde bulunarak, tartışmalara son noktayı koydu.
BOZKIR KAMUOYUNDA ÇOK TARTIŞILAN VE ÇOK KONUŞULAN ÇAĞLAYAN GÖLETİ TARTIŞMALARINA SON NOKTA KONULDU! Başlığı atmadan önce aklıma geleni internette taradım. Öyle ya, biri yazdıysa tekrar etmiş olmayalım…Sözü internette ararken 2008’in Temmuz ayında dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler’in sloganı çıktı karşıma. Hemen peşi sıra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la ilgili bir haber var. Ekim 2009’da GAP’ın 2013’te bitirileceğini müjdelerken, aynı sözleri kullanıyor: “Su akar Türk bakar” atasözünü değiştirdik “Su akar Türk yapar” yaptık.
*** Ben bu sözü biraz sonra okuyacağınız satırlar için bir kez daha değiştirmek istiyorum. Su akar DSİ bakar, Su akar valilik bakar, Su akar İl Özel İdaresi bakar, Su akar milletvekilleri bakar; filan da demek istemiyorum… Başlıkta ısrarlıyım: “Su akar, Konyalı bakar” *** Bozkır’da malumunuz Çağlayan Göledi inşaatı devam ediyor. Proje tamamlandığında 3.5 milyon metreküp su depolanacak ve tarım arazilerinin ihtiyacı karşılanacak. 3 köyden bahsediyoruz. Sulanacak toplam arazi 713 hektar… DSİ’nin teknik ekibinin (isimleri bilerek yazmıyorum) hazırladığı rapora göre, göledi besleyecek kaynaklar da, tutacağı yaklaşık su kapasitesi de belli… *** Ancak Bozkırlıların buna bir itirazı var. Kuru kuru itiraz ve muhalefet de değil. Çözüm sunuyorlar, teklif getiriyorlar… Diyorlar ki: Çağlayan Göledi ile Sarıot Gölü orasındaki mesafe yaklaşık olarak 3 kilometre. Sarıot Gölü’nde Kasım-Mayıs arasında toplam 20-22 milyon metreküp su depolanıyor. Depolanan suyun büyük bölümü, yaz ayları gelmeden düdenler vasıtasıyla Manavgat-Alanya arasındaki bir bölgeden Akdeniz’e, az bir kısmı da Çarşamba Çayı’na ulaşıyor. Yani suyun büyük bir bölümü, bu topraklardan boşa akıyor. *** Eeee! E’si şu: Çağlayan Göledi’nin set kısmı 10-12 metre arasında yükseltilsin. Sarıot Gölü ile Çağlayan Göledi arasında 2.5 kilometre uzunluğunda kullanılabilir dere yatağının olduğu hesaba katılır, göl ile dere arasındaki bağlantı 300 ila 500 metre uzunluğunda yapılacak drenaj ile sağlanırsa; Sarıot Gölü’nden Çağlayan’a yılda 10 milyon metreküp civarında su aktarılabilir. Böylece Çağlayan’da 15 milyon metreküpe yakın su depolanır, sulu tarıma geçecek köy sayısı 3’ten 11’e çıkar, 713 hektar olması planlanan sulu tarım arazisi 2 bin 445 hektara ulaşır. Bölgede sadece ürün çeşitliliği artmakla kalmaz, iklimsel değişikler yaşanır, birim alandan daha çok gelir elde edilir ve hatta balıkçılıkla geçimini sağlayan onlarca aile olur. *** Bozkırlıların gördüğünü ve önerdiği çözümü DSİ’nin görmemesine imkan var mı? Var… Ya bölge insanı hesap kitap bilmiyor; getirip ölçüm yaptırdığı insanlar bu işten anlamıyor ya da DSİ yanılıyor. DSİ’nin yanılması mümkün mü? Hayır…Öyleyse; “Tükürdüğümü yalamam” inadı söz konusu olabilir mi? Bu soruyu neden soruyorum… Kısaca açıklayalım… DSİ, ısrarla Sarıot Gölü’nde belirtilen miktar kadar su toplanmadığını, ancak onda bir kadar olabileceğini ve toplanan suyun Çarşamba Çayı ve bölgeye ancak yetebileceğini vurguluyor. Çağlayan’ın beslenme havzasına düşen miktar da belli olduğuna göre, mevcut gölet yüksekliğinin yeterli olduğuna inanıyor. Olabilir mi? Olabilir… *** Mesele teknik olduğu için çok fazla sizleri yormak ve kafaları karıştırmak istemem. Erdoğan’ın dediği gibi “hap” gibi birkaç cümle kullanmak istiyorum. DSİ, Çağlayan’ın 24.5 kilometrekare olan havzasından 3.5 milyon metreküp su toplanacağını hesaplıyor ve gölet yüksekliğini bu şekilde planlıyor. Çağlayan’ın hemen 1 kilometre ilerisinden başlayan Sarıot Gölü’nü besleyen havzanın 60 kilometrekare olduğu bilinmesine rağmen DSİ, nedense toplanacak su miktarının 1.5-2 milyon metreküp olarak hesaplıyor. *** Hapı mapı boş verin; midemizi bozmayalım. Bakın ben size ne diyeceğim: Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Konya-Bozkır Çağlayan Göledi Mühendislik Jeolojisi Planlama Raporu’nu inceledi ve kabul etti. Tarih de verelim; 7 Ağustos 1996… *** Bakanlığın onayladığı rapordan bir satırı, izninizle aktarmak isterim: “Çağlayan Göledi’nin yıllık su potansiyeli 1.9 milyon metreküp tespit edilmiştir, buna ilave olarak daha yukarıdaki Sarıot Gölü’nden yıllık 2 milyon metreküp su derive edilecektir (aktarılacak). Allah’ın işine bakın ki, bu raporu hazırlayan DSİ şimdilerde Sarıot Gölü’nden su aktarılamayacağını söylüyor ve karşı çıkıyor. Ben size daha kötüsünü söyleyeyim mi? Bir zamanlar o raporu hazırlayan genç teknisyen ile DSİ adına bu olaya karşı çıkan şimdiki üst düzey bürokrat da aynı. İsmini ondan vermedim. DSİ’de zaman zaman gariplikler yaşanabiliyor. Demirel’i düşünüyorum da bazen gözlerim kapalı… *** Neyse, bu saçmalığı daha fazla uzatmanın anlamı yok. Sarıot Gölü’nden su aktarma imkanı varsa ki, tahminler o yönde; su aktarılsın. Hayır yoksa, bundan 14 yıl önce o raporu tutan mühendisin işine son verilsin. İşimiz gücümüz yok ödediğimiz vergilerle işbilmezleri mi besleyeceğiz…
|